KARALAMA 3

Kısa boylu, hafiften sırtı kambur, ak saçları Ecevit sapkasının yanlarından görünen bir ihtiyar. Hayatın ona çektirdikleri yüzüne yansımış. Kırış kırış... İkindi namazından eve dönüşte, hafiften eğimli yolda, güneş dağların arkasına doğru yaklaşmakta ve ihtiyarın gözünü alıyor. Tam o sırada bir çocuk kamyonunun üstüne eğilmiş ve arkasından ittirerek süratle ihtiyarın yanında geçiyor. "Düüüüüüüüüüüüüt"... İhtiyar bir an geri kaçıyor ama kendini çabuk topluyor. Diğer yana baktığında ise bir başka çocuk elini kepçe niyetine kullanarak arkadaşının kamyonuna kum ve taş koyuyor. Gözleri dalan ihtiyar, bir gece önce yedikleri karpuz kabuğuna ip bağlayıp kamyon niyetine kullandığı günleri hatırlıyor ve gülümsüyor. İhtiyar kendini zorladıkça, Eşekleri Karaca'yı gizlice kaçırıp elindeki sopayla mısır tarlasına girip hayali düşmanlarla nasıl savaştığını, Hayvanlarını otlamaya çıkarttığı zamanlarda yemyeşil çimenlerde köpekleriyle nasıl boğuştuğunu hatırlıyor. Meğer hayattan ne kadarda keyif almış. Zaman hani derlerya su gibi akmış.

Diğer Karalama